|
ÖNCEKİ KAYITLARI
OKU | MESAJ
DEFTERİNE YAZ |
Gönderen:
ALİ KARAGÖZ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
02 Temmuz 2008, Çarşamba 13:58
|

En büyük cahil, cahil olduğunu bilmeyendir.
Öyle bir şey ki bu, hemen hemen her insanda aynı özelik, aynı huy. Bilmemek, ama bunun yanında bilmediğini de bilmemek, üstelik bir de bilirmiş gibi son derece emin konuşmak, bilenide bilmemekle itham etmek.
Dediğim gibi öyle bir huy ki bu, herkeste var neredeyse, okumuşunda okumamışında, ilköğretim mezunundan üniversite okumuşuna, sıradan vatandaştan profesörüne değin herkeste var. Herkes bilmekte, hiç kimse bilmediğini bilmemekte. Üstelik karşılarına bilen çıktığında sergiledikleri tavır çok ilginç geliyor bana. Oysa soruyorum: "Madem bu kadar zekisiniz, neden hiç bir insanın her şeyi bilemeyeceğini bilebilecek kadar aklı başında değilsiniz? Çok mu zor bilmediğini söylemek, çok mu zor bunu kabullenmek, oysa bundan daha doğal olan ne var ki?"
Cahillik başa beladır, okumak, öğrenmek en büyük ilacıdır, ancak düşünemedikten sonra, okuduklarını anlayamadıktan, kavrayamadıktan sonra okumanın da bir anlamı kalmıyor. Hele ki bu tür insanlar ellerine es kaza bir yetki geçirirlerse o zaman insanlığa en büyük kötülüğü yapabilirler.
Allah ülkemizi ve bizleri cahillikten, hele de cahil olduğunu bilemeyecek kadar gözü kara cahil olmaktan korusun.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
HÜSEYİN SERDAR
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
01 Temmuz 2008, Salı 17:54
|
Mesaj Sahibi: Leman
Merhabalar Değerli Hemşehrilerim,
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum... Çıldır "Göl Festivali" başlıyor, ne kadar güzel...
Eminim harika geçecek,bizde bu yıl katılmak istedik ancak birkaç özel sebepten dolayı katılamıyoruz... En sevdiğim ozanlar ağırlanıyor, ancak ne var ki, çıldır'lıların bir ozanı daha var ki; Sn Yener Yılmazoğlu Çıldır Göl Festivalinde yok... Neden??? Sn Yener Yılmazoğlu halka mal olmuş bir ozanımız...Tabii diğer ozanlarımızda aynı şekilde fakat burda aklımın almadığı birşey var, Sn Yener Yılmazoğlu festivalde neden yok??? Her defasında televizyon yayınlarında çıldır'ı tüm Türkiye'ye tanıtan o mütevazi insan... Açık olmak
gerekirse, çıldır'ı ve sizleri Sn Yener Yılmazoğlu sayesinde tanıdık... Lütfen yanlış anlamayın değerli hemşehrilerim ama, sizce Sn Yener Yılmazoğlu'nun da çıldır göl festivalin de olması ya da davet edilmesi gerekmiyor muydu? Bunun cevabını bilen varsa lütfen yazsın...
Saygılarımla,
|
|
|
DOĞRU SÖZ E NE GEREK
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Leman
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
01 Temmuz 2008, Salı 14:31
|
Merhabalar Değerli Hemşehrilerim,
Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum... Çıldır "Göl Festivali" başlıyor, ne kadar güzel...
Eminim harika geçecek,bizde bu yıl katılmak istedik ancak birkaç özel sebepten dolayı katılamıyoruz... En sevdiğim ozanlar ağırlanıyor, ancak ne var ki, çıldır'lıların bir ozanı daha var ki; Sn Yener Yılmazoğlu Çıldır Göl Festivalinde yok... Neden??? Sn Yener Yılmazoğlu halka mal olmuş bir ozanımız...Tabii diğer ozanlarımızda aynı şekilde fakat burda aklımın almadığı birşey var, Sn Yener Yılmazoğlu festivalde neden yok??? Her defasında televizyon yayınlarında çıldır'ı tüm Türkiye'ye tanıtan o mütevazi insan... Açık olmak
gerekirse, çıldır'ı ve sizleri Sn Yener Yılmazoğlu sayesinde tanıdık... Lütfen yanlış anlamayın değerli hemşehrilerim ama, sizce Sn Yener Yılmazoğlu'nun da çıldır göl festivalin de olması ya da davet edilmesi gerekmiyor muydu? Bunun cevabını bilen varsa lütfen yazsın...
Saygılarımla,
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
derya topcu
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
29 Haziran 2008, Pazar 14:12
|
yaaaa bn köyumu hıc gıdıp gzmedm ama bılıyrm kı ckk gsll sewyrm koyumun ınsnlari  [:p)]
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Tahsin AYDEMİR
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
28 Haziran 2008, Cumartesi 14:58
|

MEMLEKETİM
Dağları çen bastı duman bastı şimdi
Yaylalarda el evlen çiçekler açtı şimdi
Turnalar katar katar geldi şimdi
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
Kurtkalede niyalasğorda meyveli bağlar
Kara çıngılda göy dağda yüce dağlar
Çıldır ovası gelin gibi başını bağlar
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
Yaz oldu sürüler otlakta yayılır
Serde vurulur koyun kuzu sayılır
Evlerimizde peynir kaymak yapılır
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
Kafkas arısı dalga dalga yakın eyler ırağı
Çiçeklerden bal alır vurmadan kırağı
Derde ilaç dır Çıldır balının bir kırığı
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
Tarih dersi veriyor Şeytan kalesi
Bizi derinliğe taşır Kurt kalenin kalesi
Geçmişi satır satır okutur ağların odası
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
Senger Kalesi dediğin iki yoldaş
İkisi bir birine benzer taş ve taş
Otururdu buralarda iki kardaş
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
Çıldır gölü Hozapin gölü selamlaşır
Yaz olanda martılar balıklar oynaşır
Çıldır gölünde kışın balık mangalı yakışır
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
Senin sevdan dan Çıldırmak mümkünümü?
Senin hasretinle ölmemek mümkünümü?
Senin özlemin olmasa yaşamak mümkünümü?
Açmış kollarını gurbeti bekler şimdi
ÇILDIR aşk demek.
ÇILDIR sevda demek.
ÇILDIR,ÇILDIR İÇİN
ÇILDIRMAK DEMEK.
Tahsin AYDEMİR.27.06.2008
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
BURSALI HAMDİ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
28 Haziran 2008, Cumartesi 00:53
|

Mesaj Sahibi: ERKAN YUCAK
| Hamdi bey yavuz bey bu olayı ne güzel işlemişti bizler bu olayı düşünüp tartışmamız gerekirken,siteyi izliyorsanız yavuz beyin bu eleştirisini dengesizlik olarak tanımlamadılarmı.Hamdi bey İstanbuldaki çıldır köylerinin kaz geceleri kimleri milletvekili kimleri zengin yaptığını bir düşünün bir araştırınız.bu olayı görüp gündeme getiren çıldır sevenlerimizi yıpratmayalım.iyi günler sizlerin olsun |
|
|
YA ERKAN BEY SİZ BU MÜSLÜMAN OLMAYAN MEMLEKTTE NASIL DÜRÜSLÜTLÜKTEN BAHSEDERSİNİZ ALLAHAŞKINA NASIL BİR İŞTİR BU YA BİZLER MEMLEKETE MİLLETVEKİLİ SEÇİYORUZ KİMİ İMANSIZ KİMİ DİNSİZ ÇIKIYOR VE AYRICA CEPLERİNİ DÜŞÜNÜYORLAR BEN SİZE BİR OLAYI ANLATAYIM 2.Cİ DÖNEM MİLLETVEKİLİ ERZURUMDAN SEÇİLMİŞ ADAMIN BİR İŞİ ÇIKTI YANIMA GELDİ MEKANI VE YERİNİ SÖYLEMİYİCEM BU MİLLET VEKİLİ ASLEN KARSLIDIR ADAM NE DİYOR BİLİYORMUSUN BİZ ATATÜRKTEN SONRA MEBUS SEÇİLDİK VALLAHİDE BİLLAHİDE MEMLEKETTE HİZMET İÇİN ADAM ARARDIK ADAM GEZİYORDUK ORTALIKLARDA . AMA MALESEF ŞU MEBUSLARIN YAPTIKLARI SANKİ MÜSLÜMANA DEİLDE SANKİ YAHUDİYE HİZMET VERİYORMUŞ GİBİ BİR İZLENİM VAR ADAMLAR DERNEKLERE TOPLANTILRA GELİYORLAR HİÇDE HAKİKATİ KONUŞMUYORLAR NEREDE ÇOLUK ÇOCUĞUN EGİETİM İLİMİ İRFANI NEREDE HİÇ BAHSETMEZLEER EĞİTİMDEN AYNEN AVRUPANIN BİZLERE UYGULADIĞI ÇİFTE STANDART GİBİ BİR HAREKETLERİ VAR GELİP YİYİP İÇİP GİDİYORLAR ZIKKIM İÇSİNLER ATATÜRK BU ADAMLARI GÖRSEYDİ ŞEREFSİZİM BUNLARIN KAFASINI UÇURURDU MÜSLÜMANA BÖYLE HİZMET OLMAZ ARKADAŞ VEKİLL,İK KOLAY İŞ DEĞİLDİR SANA BİR HİKAYE ANLATAYIMDA BİLGİLEN HARUN REŞİT BİRGÜN .ŞEYHÜLİSLAMA MEKTUP GÖNDERİR PİRİM SULTANIM UZUN ZAMANDIR SİZLERİ GÖREMEDİK HASRETLE YANAR OLDUK YANIMIZA GELİNDE ATEŞİMİZ SÖNSÜN SİZLERİ İHYA EDERİM ALTINA BOĞARIM VE MEKTUBU LEVENT GİBİ UZUNBOYLU ÇAVUŞA VERMİŞ ÇAVUŞ MEKTUBU ŞEYHÜLİSLAMA YETİŞTİRMİŞ HOCA MEKTUBU TALEBELERİNE VERMİŞ OKUYUN DEMİŞ ŞU MEKTUBU VE OKUMUŞLAR PİRİSULTAN ÇOK KIZMIŞ BU MEKTUBA VE TALEBELERİNE DEMİŞKİ ÇEVİR ŞU MEKTUBUN ARKASINI NOT YAZ BRE MENDEBUR ALLAHTAN KORKMAZ SEN BU İNSANLARIN HAKKINI NASIL OLURDA DAĞITIRSIN BU MİLLETİN HAKKIDIR SENDEN SORULMAZMI ALLAHTAN KORKMAZ SENİ GİDİ TERBİYESİZ NE HALİN VARSA GÖR DEMİŞ MEKTUBU TAMAMLAMIŞ AMA MEKTUBU GETİREN ÇAVUŞ ÖYLE BİR AFALLAMIŞKİ ADAMA BAK YA DEMİŞ ÜSTÜ BAŞI YIRTIK YAŞLI ADAM SULTANA VE HALİFEYE LAF SÖYLER VE ÇAVUŞ MEKTUBU ALIR GETİRİR HARUN REŞİD MEKTUBU AÇAR UMMADIĞI BİR SÖZLE KARŞILAŞIR VE OTURUR ÇAVUŞUN KARŞISNDA AĞLAR VE KENDİ GİDER HOCANI AYAGINA YANİ DEMEK İSTEDİĞİM ŞUDURKİ ERKANCIĞIM BİR İNSAN MÜSLÜMAN OLMAZSA O MEMLKETİN VAY HALİNE
SAYIN SİTE YÖNETİCİSİ UZUN ZAMANDIR YAZDIKLARIMIZ YAYINLANMIYOR BU YAZILANI ALLAH İÇİN YAYINLARSA SEVİNİRİM HOŞCA KALIN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
TÜRKAY YILDIZ
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
27 Haziran 2008, Cuma 01:59
|

ÇILDIR AŞIK ŞENLİK FUTBOL TURNUVASI
MAÇ BİTTİ
ŞAMPİYON KUPASINI ALDI.
BEN ÇILDIRIM ANLI AÇIK KAFASI DİK
TARİH YAZDI HALKIM İÇİN NİCE YİĞİT
EN BÜYÜK NİTELİĞİMİZ VATAN SEVERLİK
BEN VATANI NAMUSU BİLEN ÇILDIRIM.
T.F.F. hakemi Binali Kartal hocam sözünde durdu.Düdüğünü çaldı.Plaketini de aldı.Saygı değer hakemime şükranlarımızı sunarız.Genç centilmen sporcularımızın da gözlerinden öpüyorum.Bize yakışan bir oyun oynadınız.Sonucu bir sahadan iki yıldız çıktığını herkes görmüş oldu.
ELVAN ELVAN ÇİÇEKLER BEZEDİ DAĞLARI
HELE GÖRESEN KURT KALEDE DAĞLARI
YEŞERENDE SEYİR EĞLESİN DAĞLARI
BEN DÜNYANIN NAKIŞI ÇILDIRAM.
15 Nisan 2008 Esenkent Akova Clup Restoran spor tesislerinde şovla başlayan konferans Çıldır Aşık Şenlik Futbol Turnuvasının başlangıç noktası oldu.O gün 18 köyün tüm gençleri ve yönetim kurulları.Destekleyenlerin hepsi Yeni Bosna ayar kardeşler spor tesislerine gelerek maçları izlemişlerdir.Takımlarına da destek vermişlerdir.İlk günün stresli heyecanlı geçmesi yorucu olmuştu.
GÖLÜMÜN EŞİ DÜNYA DA BULUNMAZ
BUZ MANGALINDA BALIĞA DOYULMAZ
MAVİNİN HER TONUNDA BAKMAYA KIYILMAZ
BEN UNUTULAN CENNET ÇILDIRAM.
11.hafta her Pazar günü oynanan maçlar elemelerden sonra finale kalan 4 takımı Esenler Belediyesine ait tribünlü 7000 kişilik stadın beklediğini gençlerimize ve halkımıza müjdelemiştik.Yukarı Canbaz – Dirsek Kaya ile Aşık Şenlik-Meryem sporla eşleşmişlerdi.
21 Haziran 2008 Cumartesi saat 15 : 00 de başlayan halk şöleni konukların gelmesiyle müzik eşliğinde eğlence başlamıştır.
Sahne aynı sahne oyuncular aynı oyuncular birkaç değişik konuklar vardı.T.F.F. hakemi Tahir Arıcan ve yan hakemleri 3.lük maçının oynatılması için hazırlandı.Saat 16 : 30 da başlayan Aşık Şenlik sporla Meryem sporun karşılaşması başladı.Aşık Şenlik sporun üstünlüğü ile de üçüncü sıraya oturmuş oldular.Meryem sporda 4.lük kupasını almaya hak kazandı.
Hemen ardından Yener Yılmazoğlu’nun konseriyle coşan coşan halk milletvekillerimizin de halayda olması stadın yemyeşil sahasında eğlenen halkın coşmasına neden oldu.
T.F.F.hakemi Binali Kartal hakemimin gelmesiyle gençlerimizin de ısınma hareketlerini tamamlayarak kupa maçına hazır oldukları anlaşılmıştı.
Şeref tribününün şerefli kişilerle dolu olması büyük bir onurdu.Prof.Dr.Esfender hocamın başka bir programı olduğundan erken ayrılmak zorunda kaldı .Gitmeden önce Gökçe güvenlik şirketlerinin grubunun sahibi Özkan Gökçe’ye Çıldır Dernekler Birliğinin hazırlamış olduğu onur plaketini vermiştir.İstanbul bağımsız milletvekili adayı Özkan Gökçe’de rahatsızlığından dolayı gitmek zorunda kaldı.
Sayın Özkan Gökçe’yle geçen yıl yapılan spor karşılaşmasının kupa törenini beraber yapmıştık.Birincilik kupasını Yukarı canbaz spora Özkan Gökçe vermişti.İkincilik kupasını da ben Türkay Yıldız vermiştim.
Özkan Gökçe büyüğüme verdiği destekten dolayı teşekkür ederiz.Resmi tören başlamadan önce takavütler maçı oynandı.15 dk. Çıldır Dernekler Birliğinin yaptırmış olduğu formaları kapan sahaya çıkmıştı.Yeni Beyre Hatun dernek başkanı Summani Dursun’da bu sürede altın golü atan tek kişi olmuştu.Taşdeğirmen köyü dernek başkanı Yaşar Kızılaraba kızmıştı.
Beklenen an gelmişti heyecan dorukta nefesler tutulmuş maç başlayacaktı.Önce Atatürk ve silah arkadaşları,şehitlerimiz ve Aşık Şenlik baba anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Ardından milli marşımız okundu.Yukarı canbaz spor ve Dirsek kaya spor T.F.F. hakemi Binali Kartal hakemim tarafından bir araya getirilerek sporcuların sahaya çıkışları sağlandı.
MAÇ BAŞLADI
Dirsek Kaya spor Ardahan milletvekili Ensar Öğüt’ün köyü olduğu için köylüleri takımlarına destek vermek için ailecek gelmişlerdi.Hem gençleri final oynadığı için sevinçliydiler.Hem de vekillerinin gururunu yaşıyorlardı.
İlk devreyi 2-0 kapatan Dirsek Kaya spor ikinci yarıda başarı sağlayamadılar.Yukarı canbaz sporun üstün oyunu maçın 2-2 ye berabere gelmesini sağladı.Maç bitti.
Teknik heyetin kararıyla direk penaltılara geçildi.Binali Kartal hocam isimleri istedi kale belirlendi.Kaleciler kaleye geçti.Yukarı canbazın kalecisinin kaleyi iyi korumasıyla üstünlük sağlandı.Bir gol farkla Yukarı canbaz kupayı derneklerine götürmüş oldu.İkincilikte Dirsek Kaya sporun oldu.
Dirsek Kaya spor hayli bir üzüntü yaşadı.2-0 dan maç verdikleri için.Çıldır Dernekler birliği başkanı Yüksel Kılıç’da teşekkür konuşmasını yaparak konuşmalarını tamamladı.
İlk onur belgesini bizleri onurlandıran T.F.F hakemi Binali Kartal’ın plaketini ve T.F.F hakemi Tahir Arıcan hakemimin plaketini Çıldır Aşık Şenlik Futbol turnuvası komite başkanı Türkay Yıldız’ın vermesini anons etti.Plaketlerini alan hakemlerimiz teşekkür ederek ayrıldılar.
Turnuvaya katılan köy derneklerine birliğin hazırlamış olduğu kupaları,onur belgelerini ve katılım plaketini Dr. Gürbüz Çapan ,Ardahan milletvekili Ensar Öğüt,Esenler Belediye başkanı Mehmet Öcalan,İl milli eğitim müdür yardımcısı Mustafa Göller tarafından takdim edildi.
Stadı bize tahsis eden Esenler belediye başkanına plaketini Çıldır Dernekler Birliği genel başkanı Yüksel Kılıç takdim etti.Turnuvamızın sponsoru büyük destekçisi Dr. Gürbüz Çapana da Ardahan milletvekili Ensar Öğüt plaketini verdi.
Plaket,kupa ve katılım belgeleri tüm dernek yöneticileri adına yapılan şahıslara takdim edilmiştir.
Güzel ve heyecanlı başlayan turnuva heyecanı güzel ve de kaliteli geçmiştir.Aslında çok üzüldüğümde kırıldığım da olmuyor değil.Hemşerilerime büyük darılmıyorum.Yöneticilerime büyük kırılıyorum.
Böyle büyük bir halk kahramanının adına Şenlik Halk Şöleni yapılıyor.Esenler gibi bir bölgeden insanların kılı kıpırdamıyor.Dostlar herkesin mi? İşi vardı.O topu oynayan gençler finale kadar gelen 4 takımın hiç mi ailesi anası babası akrabaları gurur duymadı.Çocuklarına destek vermedi.Size çok isim yazabilirim.Kahvede oturan sokakta boş gezen sana ne bana neciler neredelerdi.
Halı sahada her hafta takımlarıyla gelen köylüler büyük finalde halk şöleninde neredeydiler.Kendi akıllarınca provokatörlük yapıyorlar.Çünkü kimseye böyle onurlu şeyler nasip olmaz isteyene ve de Allah sevdiği kullarına nasip eder.Size özel sesleniyorum birlik üyeleri nerdesiniz.? Yöneticiler,ileri gelenler,bürokratlar,işadamları neredesiniz? Birazda Aşık Şenlik babanın hatırına şerefine gelseydiniz.bahaneniz hazır çünkü bahaneci toplumuz.Hemen internet sayfalarına yazarlar Aşık Şenlik babanın posteri yoktu o yoktu bu yoktu.Oraya sadece birileri davet edilmiyor.
Değerli dostlar Ardahan milletvekili Saffet Kaya’yı özellikle birlik başkanı ve komite başkanı tarafından davet edilmiştir.Sporla ilgili bakanlığa faks çekilmiştir.Esenler belediye başkanı Mehmet Öcalan’da şölenimize katılmış saat 24:00 ye kadar bizimle olmuştur.
Esenler Belediye meclis üyemiz Cihangir Kaymakçı yada teşekkür ederiz stadın hazırlanmasın da büyük yardımı olmuştur.Fikret Tükenmez’e de teşekkür ederiz katkılarından dolayı.Belgelerin hazırlanmasın da büyük katkısı olan Tahsin Aydemir,Ali Karagöz,Günay Taştekin,başkanlarıma da teşekkür ederiz.Tc.Ziraat Bankası müdürü Atalay Altuntaş il disiplin kurulu üyesi İbrahim Yılmaz’a , Adnan Kaymakçıya bizleri yalnız bırakmayan Hanak dernek başkanı Enis Koçak’a teşekkür ederiz.
İş adamlarımız Behçet Bavaş,Davut Oruçoğlu,Özkan Ercan,Atilla Pehlivan,Ergün Karahan,Özkan Gökçe’ye de katkılarından dolayı teşekkür ederiz.Asıl emeği geçen komite arkadaşlarıma Osman Keşkeşçi’ye,Ufuk Uğurluya,Göksel Budak’a,Ayhan Susuza,Ali Karagöz’e hakemlerimiz;Ümit hocaya,Hüseyin ve Cengiz hocaya çok teşekkür ederiz.
İlk zamanlar sıkıntılı geçen maçlarımız son zamanlar daha da düzenli güzel geçmiştir.Katılan dernek başkanlarıma;Mehmet Bavaş,Salman Korkut,Summani Dursun,Yaşar Kızılaraba,Ramzi Gölpınar,Gürsel Görmüş,Muhendis Bildik,Zeki Uzunkaya,Yahya Kaya,Coşkun Öztürk,Ergün Koçak,Tekin Kaçakcı,Bülent Özsoy,Bumin Nayir,Necdet İncesu,Ali Doğan,Bayram Yıldız,Tüccar Aslan,Metin Gökdağ,Nurettin Şen,Ferhat Çifçi ve 75 sporcu ve antrenörleri bu şölenimiz de büyük emek harcayarak turnuvamızın renkli geçmesini sağlamışlardır.Kendilerine saygı ve sevgilerimizi sunarız.
Çıldır Dernekler Birliği Yönetim kurulu adına teşekkür ederiz.
ÇILDIR DERNEKLER BİRLİĞİ BAŞKAN YARDIMCISI: TÜRKAY YILDIZ
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
şaban AKTEMUR
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
26 Haziran 2008, Perşembe 03:15
|
tüm çıldırlı hemşerilerime selamlar .ayrıca bu sitede zaman zaman yazılarına rastladığım hafız aktemur sabadurlu ilimdar diktaşa selamlar eksik olmasınlar bu arkadaşlar sık sık siteyi ziyaret ediyorlar.süleyman kanka senin o güzel mesajlarını bekliyorum koçum bu sıralar sesin soluğun çıkmıyo bu siteyi ihmal etme ara ara ziyaret et.
VEDA
YÜRÜ GÖLGEN SENİ UĞURLAMAKTA
KÜÇÜLÜP KÜÇÜLÜP KAYBOL IRAKTA
YOLU TAM DÖNERKEN ARKANA BAKTA
KÖŞEDE BİR LAHZA KALIVER GİTSİN
ÜMİDİM YILLARIN SELİNE DÜŞTÜ
SAÇIMIN EN TİTREK TELİNE DÜŞTÜ
KURU BİR YAPRAK GİBİ ELİNE DÜŞTÜ
İSTERSEN RÜZGARA SALIVER GİTSİN.
Herkese iyi günler bol kazançlar.
Ş. AKTEMUR.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
cahit çetiner
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
26 Haziran 2008, Perşembe 02:54
|
sayın GÜRBÜZ YILMAZ :burası insanların memleketi ile ilgili duygu ve düşünceleri sıla özlemini dile getirdiği bir yer gereksiz yere siyasi ve idolojik görüşlerinizin yansıtıldığı bir platform deyil ne yapmaya çalışıyosun anlamış deyilim idolojik saplantılarını belirteceyin başka bir yer bul kendine bu siteyi luzümsuz şeylerle işkal etme millet ekmek aş derdinde sen saçmalamışsın ..tüm hemşerilerime saygı ve selamlarımı iletiyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ALİ KARAGÖZ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
24 Haziran 2008, Salı 15:13
|

Sunuş ve Tarihçe
Babalar Günü… Acaba Anneler Günü'ne karşı bir gün olarak mı ortaya çıktı. Bir çok kişi belki de Babalar Günü'nün de bir tarihçesi olduğunu bilmiyor. Aslında Anneler Günü kadar eski olmasa da Babalar Günü'nün de 91 yıllık bir geçmişi var. Ama bazı tarihçiler, Babalar Günü'nün Antik Roma'da bile kutlamasının yapıldığını belirtiyorlar.
Haziran ayının 3. Pazarı olarak kutlanan Babalar gününün tarihçesi için elimizde iki farklı kaynak var. Bazı araştırmacılar tarih belirtmezken Babalar Günü'nün Batı Virginia'da ortaya çıktığını savunuyor. Bu araştırmacılar Batı Virginia'da yaşayan John Dowdy'nin annesi öldükten sonra onun yerini alan babası için böyle bir gün kutlanmasını istediğini söylüyor.
Diğer araştırmacılar ise 1910 yılında Washington'daki John Bruce Dodd'un 6. Çocuğunun doğumu sırasında hayatını kaybeden annesinin ardından hayatını çocuklarına adayan babası William Smart'a özel bir gün armağan etmek amacıyla bu fikri ortaya attığını belirtiyorlar.
Küçük yaşta annesini kaybeden Dodd'u ve beş kardeşini, babaları William Jackson Smart büyütmüş. Babasının bir yandan çiftlikte çalışıp öte yandan altı çocuğa bakmasının zorluklarını farkeden Dodd, anneler günü kutlanırken babalar gününün olmayışını büyük bir haksızlık olarak nitelendirmiş. Hemen babasının doğum günü olan 5 Haziran'ın babalar günü ilan edilmesi için çalışmalara başlamış. Ama bu çalışmalar bir sonraki yılın 19 Mayıs'ına kadar sürmüş.
Babalar Günü ilk kez 19 Haziran 1910'da Washington'ın Spokane şehrinde kutlanmıştır. Bu tarihten sonra ABD'nin diğer eyaletlerine yayılmıştır. Ancak Babalar Günü resmi olarak 1924 yılında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Calvin Coolidge'in desteğiyle kutlandı. 1966 yılında ise o dönemin başkanı Lyndon Johnson, her yıl haziran ayının üçüncü pazar gününün Babalar günü olarak kutlayacağını açıklayan bir bildiri yayınladı.
Katoliklerin Babalar Günü'ne getirdikleri yorum ise diğer araştırmacılardan çok farklı. Onlar bu kutlamayı dini açıdan ele alıp Peygamberleri Hazreti İsa'nın babası anısına, Mart ayının 19'unu St. Joseph Günü adı altında babalarına armağan ediyorlar. Ülkemizde 80'li yılların sonlarına doğru kabul gören Babalar Günü, bu yıl da Haziran ayının üçüncü pazarına denk gelen 15 Haziran'da kutlanıyor.
Yakınınızda ya da uzaklarda... Babanıza bugün sesinizi duyurun.
Tüm babaların ve baba adayların bu özel günü kutlu olsun…
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
fikri aktemur
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi 23:42
|
neslihan hanıma selamlar
fikri münevver aktemur
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Tahsin AYDEMİR
Yaşadığınız Yer:
Ankara
Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi 22:17
|

BİLEN
Sıla’dan sürüldük yola
Savrulduk, sağa sola
Yolda verdik birkaç mola
Nedenini var mı bilen.?
Yardan yarenden ırak
Taşımdan toprağımdan uzak
Sırtımıza vurduk yorgan yatak
Sonu ne olacak var mi bile?
Çocukluğum, gençliğim
Taş bilyelerim aşıklarım
Koyunlarım kuzularım
Benim yerime koşarı var mı bilen.?
Suyun başında balık tutardım
Arkadaşlarıma tafra satardım
Kör ebe topaç oynardım
Bahsi kazandığımızı var mı bilen.?
Niçin gurbete gittiğimi.
Zamanından önce güneş battığını
Neden kuşların erken yattığını
O güzelliği seyrediğimi var mı bilen.?
Artık yok bahçemiz bağımız
Mor menekşeli dağımız
Şırıl şırıl akan bulağımız
Hangi tastan su alınır var mı bilen.?
Yaşam kabusa döndü
Ümitlerim arzum söndü
Cennetim cehenneme döndü
Kim ağlar benim yerime var mı bilen.?
Şehir denilen canavara
Ulaştık köye bucağa vara vara
Varmıştık zaten zardan zarara
Yerimize kim verdi karara var mı bilen.?
Ne kutsal değerler nede adetler
Ne düğünler nede dernekler
Kalmadı ne sevgiler nede saygılar
Yazgıyı nerde yazdılar var mı bilen.?
Sıla artık yad oldu bize
Ne hacet kaldı saza söze
Takat indi artık dize
Ne zaman kurtulacağım var mı bilen.?
Tahsin AYDEMİR 29.4.2008
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ömer faruk
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi 19:22
|
Mesaj Sahibi: müjdat karadağ
slm eski beyrahatun köyündeki tüm arkadaşlara sitemiz açılmıştır sizi bekleriz sitemize arkadaşlar  |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
KASIMOĞLU TARIM MAK.MOTORLU ARAÇLAR SAN.VE TİC.A.Ş.
Yaşadığınız Yer:
Kars
Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi 18:50
|
SİTENİZ ÇOK GÜZEL OLMUŞ.BAŞARILAR!!!
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
tolgahan tükenmez
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
23 Haziran 2008, Pazartesi 16:34
|
SLM OLSUN TÜM ARDAHALARA.VEDE AŞIK ŞENLİK KASABASINA
http://asiksenlikliyiz.somee.com
http://asiksenlikliyiz.somee.com
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ALİ KARAGÖZ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
22 Haziran 2008, Pazar 12:51
|

ARDAHAN
Karakış, zemheri sende Ardahan
Sevdan çok yücedir bende Ardahan
Gurbeti bitirdim yüz sürdüm sana
Türküdür her dilde, telde Ardahan
Savaşta hançeri vurur Ardahan
On iki Mart günü gurur Ardahan
Diyar-ı hastır tüm yüreklerde
Her daim başı dik durur Ardahan
Tarım, hayvancılık varın Ardahan
Misafirperverdir halkın Ardahan
Gelenek, görenek baş tacı sende
Saygı, sevgi, hürmet arın Arahan
Aç değildir gözün toktur Ardahan
Özlemim gurbette çoktur Ardahan
Şan, şeref, haysiyet taşırız kalpte
Sende yalan, dolan yoktur Ardahan
Suyu soğuk yaylaların Ardahan
Çok heybetli tabyaların Ardahan
Nur içinde yatsın aziz şehitler,
Ulu Nene Hatun’ların Ardahan
Damarda dolaşan kanım Ardahan
Sen alın yazımsın canım Ardahan
Kaldırımlarında yorgun ayaklar
Sağım, solum, dört bir yanım Ardahan
Şimdi dağlarında güller Ardahan
Güllere hasret bülbüller Ardahan
Götürün köyüme ölürsem beni
Gayri anam figan eder Ardahan
Şenlik Çobanoğlu telde Ardahan
Hem Zülali hasta Hasan sende Ardahan
Vatanın güzide ozan diyarı
Şenliği Şerefi sende Ardahan
Çobanoğluda bağrında yaşar Ardahan
Sevinci göğsünden taşar Ardahan
Layık süper lige futbol takımın
Coştur hep bizleri başar Ardahan
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GÜRBÜZ YILMAZ
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
20 Haziran 2008, Cuma 18:46
|

HUMEYNİ'Yİ SEVİYORUM, ATATÜRK' SEVMİYORUM.: ATATTÜRK :
Eğer 1.cı dünay savaşın başarının herhangi bir sırrı varsa, bu ATATTÜRK' ün görüş noktasını anlama ve olayları kendi açınısından görebildiği kadar başkalarının açısından da görme yeteneğinde yatmaktadır. Atatürk'un en buyuk eseri Turkiye Cumhuriyeti'dir. Bu yeni ve cagdas devleti kuran buyuk onder, Turk vataninin ve devletinin bagimsizligina, Turk ulusunun ozgurlugune dayali bu genc devletin kurulmasi savasimlarini verdikten sonra, "ilelebed payidar olacagini", sonsuza dek yasayacagina inan digi cumhuriyeti gelecegin genc kusaklarina emanet etmistir. Cumhuriyet adini verdigi yeni devletin cagdas demokratik yonetim temeline oturan toplum yapisini da cagdas dunya gorusune gore olusturmustur. Bu yapiyi olusturan cagdas dunya gorusu olan Turk devriminin korunmasi da bu kusaklarin gorevidir. Atatürk'un "Turk Devrimi" dedigi toplumsal degisme ve olusmanin degismez ilkeleri, onun olumunden sonra "Atatürk Ilkeleri" deyimiyle yeni Turkiye'nin yasama felsefesinin ana kaynagi olmustur. Atatürk ilkeleri, Turk devriminin dayandigi temel dusunce ve inanclarin ozudur. Devrimler, yeni Turkiye'nin ruhu, ilkeler de bu ruhu yasatan gucun kaynagidir. Turk ulusunun cagdaslasmasinin durmadan gelisip surecegi inancini ozetleyen Atatürk Ilkeleri, sonsuzluga akip giden ulus varliginin sonsuz dinamizmidir. 1924 ve 1961 Anayasalarinda da acik secik yerini bulan bu ilkeler, kaderde ve tasada birlesen bireylerinin ortak mutlulugunu amaclayan ve birbirinden ayrilmaz bir butun olusturan bir ulusal inanc olarak yasayacaktir. Turk ulusu ve gencligi, hergun ileriye dogru gelisen atilimlarinda, sasmaz bir hedef olarak Atatürk Ilkeleri dogrultusunda inancla yuruyecektir.
Atatürk Ilkeleri, tarihsel sureci icinde Turk ulusunun ve toplumsal yapisinin gereklerinden cikmis, cagdaslasma gereksinimin yarattigi toplumsal ilkelerdir. Kavram ve sozcuk olarak kullanilmaya baslanmasi, Turk ulusunun yasam cizgisi surecinde, toplumsal vicdanin ozunde sakli birer inanc olarak olaylarin dogal gelisimiyle ortaya cikisindan sonradir. Ozgurlukculuk, Cumhuriyetcilik ve Milliyetcilik yeni devletin kurulmasinda ulusun ozunden kopmus birer yasama ve var olma savasiminin temel ilkeleridir. Halkcilik ve Devrimcilik bagimsizligini kazanmis Turk ulusunun cagdaslasma gereksiniminin yaratici kaynaklaridir. Laiklik ve Devletcilik, yeni devletin cagdas bir kimlik kazanmasinin dogal sonucudur. Bariscilik, Gercekcilik ve Akilcilik, otekilerin hepsinin itici gucu olmus, ilkelerin tumunun birbirleriyle kaynasik bir butun olusturmasini saglamistir.
Ozgurlukculuk ilkesi, Kurtulus Savasinin iki ana sloganiyle ozetlenebilecek olan "Ya bagimsizlik, ya olum" ve "milli misak (ulusal ant)"in ozunu belirler. Kaynagini Turk ulusunun tarihsel niteliklerinden alan bu ilke, kurtulus savasi boyunca ulusal direnisin itici gucunu olusturmustur. Ulusal Ant, Atatürk tarafindan kaleme alinip 28 Ocak 1920'de kabul edilmisti. Genc Turkiye devletinin demokratik esaslara dayali ilk yonetim bicimi olan Turkiye Buyuk Millet Meclisi yonetiminin saglam kurallara baglanarak calismasini ongoren "Halkcilik Programi" da 13 Eylul 1920'de yine Atatürk tarafindan meclise verilmisti.Atatürk Ilkelerinin tumu, yeni Turkiye'nin atilimlarina kaynak olarak "dokuz umde" adiyla 8 Nisan 1923'te yine Atatürk tarafindan ortaya atilan programin uygulama eylemlerinin adim adim gerceklestirilmesinde tarihsel sureclerin dogal sonucu olmustur.
Bu ilkeleri, bu tarihsel olusum ve gelisimin ana cizgileri olarak anlamak ve birbirini butunleyen bir demet halinde incelemek ve aciklamak gerekir. Bu incelememizde ilkelerin iliskileri ve birbirlerini butunleyisleri ozellikle on planda tutulacaktir.Humeny ıranan islam cumhuriyetınde ıse cumhuriyet sözdedır.Iranda mola yonetımı var.Kanunlar ve yasalar kişilerın yanı yönetenlerın günlük yorumlarına bağlıdır.Iranda bayanlar ıcın eşının yanında pölis durdurup kadını aşağı ınıderek, nasıl giyindiğine bakıyorlar.Aynen bizde trafik kontrol noktaları olduğu gıbı.Azıcık anlaybılırsek bır bayanın ne duruma düşdüğünde anlarız . En basit yol bu. saygılar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
TÜRKAY YILDIZ
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
20 Haziran 2008, Cuma 00:51
|

Aşık Şenlik Babanın Futbol Turnuvasına
Haydi dostlar stada
kupaya çeyrek kaldı
ya ya ya şa şa şa Bizim Gençlik çok yaşa….
Muhteşem final başlıyor.
Yer : Atış alanı Kemer Belediyesi büyük tribünlü Stadı.
Zaman : 21 Haziran Cumartesi Akşama doğru halk şöleniyle başlayacak olan sevgi şölenimiz.Herkesin nefesini tutmasını sağlayacaktır.Müthiş heyecanlı anlar yaşanacaktır.Televizyonlarımız canlı yayın yapacaklardır.Sanatçılarımız canlı canlı söyleyecek hepimiz müthiş eğleneceğiz.
Kupayı alan takımımız alkışlanacak,katılan derneklerimiz onurlandırılacaktır.T.F.F hakemi Binali Kartal hocam düdüğünü çalacak bizleri onurlandıracak.T.F.F profesyonel hakemi Tahir Arıcan genç hakemim düdüğünü çalacak.Türkay Yıldız büyük zevk alacak.
Karslı,Ardahanlı,Iğdırlı,Çıldırlılar coşacak davul zurna çalacak.Havai fişekleri havayı şenlendirecek adeta.Yukarıcanbaz sporla,Dirsekkaya spor büyük kupa için sportmence,centilmence oyunun kurallarına göre mücadele edeceklerdir.Aşık Şenlik sporla,Meryem sporda üçüncülük için mücadele edeceklerdir.
Değerli gençlerimiz her zaman dediğimiz ve uyguladığımız bir yol vardır Nedir bu yol dostluk kardeşlik ve beraberlik yolu.Unutmayın gençler bizim yaptığımız maçların şerefi çok yüksektir.Siz siz olun topla oynayın şiddetli ve kırıcı oynamayın.Aşık Şenlik babanın Çıldır’ına yakışanı oynayalım.Aşık Şenlik baba ne demiş.CANIM KURBAN OLSUN O ÇILDIR’A EDEP ERKAN ORDADI.
ÇOK DİYAR-I GURBET GEZDİM KADİR BİLEN GÖRMEDİM.
Yiğidin harman olduğu kahramanlar yurdu.Karsımı,Ardahan’ımı,Iğdır’ımı,Çıldır’ımı,hiç mi hiç unutmayın.Özümüze sahip çıkacağız.Örnek insanlar olduğumuzu,örnek gençliğimizin olduğuna dünya şahit olmalı ki yer yerinden oynasın.
Gençler, hakemlerimize saygı duyalım.Onlar bizim futbolumuzun hocalarıdır.Kararlarına da saygı duyalım.Değerli halkımızda aynı duygularla beslenmelidirler.Tribünlerden sadece alkış sesleri gelmelidir.Konserimizi dinleyelim.Gençlerimizi seyredelim.Ama hiç mi hiç kötü tezahürat yapmayalım.Kötü söz söylemeyelim.Bunlar bizim çocuklarımız Basel’de Hırvatlarla oynanan maç değildir.
Adı üstünde sevgi finali coşku finali Çıldır Dernekler Birliğinin düzenlemiş olduğu Çıldır Aşık Şenlik Futbol Turnuvası….
ÇILDIR AŞIKŞENLİK FUTBOL TURNUVASI KOMİTE BAŞKANI:TÜRKAY YILDIZ
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Gencay Pehlivan
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
20 Haziran 2008, Cuma 00:50
|

Mesaj Sahibi: GÜRBÜZ YILMAZ
Sayın gencay bey ATATÜRK'LE Humeny'ının farkları yazmam yada başka değışle yazdığım yazının tamın nersınde kurallar aykırı yazdım. o bölümü lütfen yayınlayınkı milletde kara versın. Oyle bir hata yaptıysam özür dilerim ben sizden
ama sizde keyfınıze görde yazıların başin ve sonu kesemesınız
ya hepısın yayınla yada hıc yayınlama bu hakkı kımse size vermez.Humenyı sende seve bılırsın ama benım yazımda agresıflık yoktur. Yazımın tamamının yayılanmasını beklıyorum.
|
|
|
Sayın Hemşehrim
14 şubat 2008 tarihli mesajınızda, bir hemşehrimize açıkça "bayan yobaz" diyerek hakaret etmiş olduğunuz için
16 şubat 2008 tarihli mesajınızda gene bir hemşehrimize "sen hangi dindensin münafık" dediğiniz için
yine
16 şubat 2008 tarihli mesajınızda da bir hemşehrimize "geri herif" dediğiniz için mesajlarınız yayınlanmamıştır.
Humeyniyi sevmeye gelince: Humeyniyi seven bir adam olsaydım bile bu kimseyi ilgilendirmezdi. Ta ki Ata'mıza dil uzatana kadar.
Lutfen saygıyı elden bırakmayalım
Gencay Pehlivan
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GÜRBÜZ YILMAZ
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
19 Haziran 2008, Perşembe 17:45
|
Sayın gencay bey ATATÜRK'LE Humeny'ının farkları yazmam yada başka değışle yazdığım yazının tamın nersınde kurallar aykırı yazdım. o bölümü lütfen yayınlayınkı milletde kara versın. Oyle bir hata yaptıysam özür dilerim ben sizden
ama sizde keyfınıze görde yazıların başin ve sonu kesemesınız
ya hepısın yayınla yada hıc yayınlama bu hakkı kımse size vermez.Humenyı sende seve bılırsın ama benım yazımda agresıflık yoktur. Yazımın tamamının yayılanmasını beklıyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Gencay Pehlivan
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
19 Haziran 2008, Perşembe 16:19
|
Kurallara uygun olup ta yayınlanmayan tek bir mesaj yoktur
Saygılarımızla
Gencay Pehlivan
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GÜRBÜZ YILMAZ
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
19 Haziran 2008, Perşembe 15:20
|
SAYIN SİTE YÖNETIMI BU BİR CILDIR SİTESİDİR VE CILDIRLI OLAN HERKESININ SAGI CERCEVESINDE YAZI YAZMAYA HAKI VARDIR SANIRIM.SİZDE YAZILAN YAZILARIN TAMAMIN YAYINLAMAK ZORUNDASINIZ.YOKSA BEN YANILIYORMUYUM.AYDILATIRMISINIZ YAZIMIN COĞU NEDEN YAYINLANMADI.ÖZELIKLE GENCAY BEY SİZDEN.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
canay
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
19 Haziran 2008, Perşembe 02:47
|
sevgili leman HUZUR İÇİN başlıklı yazına bayıldım eline yüreğine sağlık devamını dilerim.........
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
GÜRBÜZ YILMAZ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
18 Haziran 2008, Çarşamba 15:50
|
HUMEYNİ'Yİ SEVİYORUM, ATATÜRK' SEVMİYORUM.:
ATATTÜRK :
Eğer 1.cı dünay savaşın başarının herhangi bir sırrı varsa, bu ATATTÜRK' ün görüş noktasını anlama ve olayları kendi açınısından görebildiği kadar başkalarının açısından da görme yeteneğinde yatmaktadır. Atatürk'un en buyuk eseri Turkiye Cumhuriyeti'dir. Bu yeni ve cagdas devleti kuran buyuk onder, Turk vataninin ve devletinin bagimsizligina, Turk ulusunun ozgurlugune dayali bu genc devletin kurulmasi savasimlarini verdikten sonra,
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ALİ KARAGÖZ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
18 Haziran 2008, Çarşamba 15:25
|

BİR AŞK SÖYLEMİNDEN PARÇALAR
eselena
Hiç aşık olamayanlar, aşık olabilenlere göre bir çok şeyi eksik yasarlar. Ama bence en dokunaklısı, hayati algılama biçiminin değişebileceği gerçeğini fark etmeden yaşayıp gitmeleridir.
Öncelikler sıralamasının alt üst olabileceğini hiç bilememek bir eksikliktir.. dehşetli bir korkuyu ve dehşetli bir korkusuzluğu yan yana hiç yaşamamış olmak da öyledir ama, ölümün bile korkutucu olmayabileceği gerçeğini farkına varamamak, asil o, epeyce yoksullaştırır hayati...
Aslında aşık olamayanların "eksik yasama" listesi hayli zengindir ama benim en fazla ilgimi çeken, "bekleme"nin, onların hayatında bütünüyle farklı bir anlam taşımasıdır. Hiç aşık olmamış biri, 'beklemek' nedir bilmez çünkü! Kaygı içinde beklemenin büyüsünü hiç tatmamıştır.. en küçük bir gecikmenin yaratabileceği iç fırtınaların gücünden habersizdir ve yaklaşmakta olan kederleri hissederek, ama büyülenmiş gibi kıpırdamadan beklememiştir hiç... Bütün ihtimalleri abartarak beklemenin yarattığı duygu karmaşasını da bilemez tabii...
En sözüne sadık, en dakik aşığı bile beklerken nasıl endişe duyulabileceğini, bekleyişin arkasındaki sonsuz haz ihtimalinin, korkuların, umut ve umutsuzlukların saklı olmasının ne demek olduğunu hiç anlayamaz, aşık olamayanlar.
Ama, aşık olan bekler... Ve beklerken o da beklemeyen insanları anlamaz hiç, tıpkı, beklemeyenlerin onun gerginliğini anlamadıkları gibi.
Aşık olan için beklemek, onun gerçeğidir, bekleyişinin dışındaki her şey onun gerçeğiyle çelişir. Çevresiyle ilişkisi kesilir, sesler usulca uzaklaşmaya baslar, bekleyişiyle arasına girebilecek her şeyden kaçınır..bekleyisinin tadını çıkarabilmek için dış dünyayla bütün ilişkisini koparır.
Peki hangisi daha çekici gelir size?
Bekleme böyle kaygılı ve ağır yasansa bile, ardından, bütün düğümleri çözebilecek tutkulu bir beden tarafından kurtarılma ihtimali mi daha çekici, yoksa, hayatin bu cömert bağısını reddederek, aşksız ama kaygısız ve beklemesiz yasamak mi?
Hiç aşık olmamak; hiç beklememek, hiç aşk acısı çekmemek demek.
*Winnicott'a göre aşk ilişkisinde bekletenler, aşık olmayanlardır. "Ben bazen beklemeyen kişiyi oynamak isterim" diyor Winnicott. "Başka bir yerde oyalanmayı, geç gelmeyi denerim; ama her zaman yenilirim bu oyunda; ne yaparsam yapayım, boşuna.. tam zamanında, hatta saatinden önce, orada olurum. Aşığın kaçınılmaz kimliği budur".
*"Bekletmek her iktidarın sürekli ayrıcalığı, insanlığın bin yıllık eğlencesi diyor Evelyne Bachellier.
Ama bekletmenin de bazı riskleri vardır bence, öyle uzun uzun beklerken neyi ve neden beklediğinizi çözümleyip, kendinizi bu sapmadan kurtarma ihtimaliniz her zaman mevcuttur, tıpkı su hazin hikayede olduğu gibi.
*"Bir zamanlar yüksek görevli bir bürokrat bir yosmaya tutkunmuş. Kadın, 'yüz gece boyunca bahçemde, penceremin altında bir tabureye oturup beni beklersen, senin olurum,' demiş. Doksan dokuz gece sessiz sedasız beklemiş yüksek görevli, ama doksan dokuzuncu gecenin sonunda oturduğu yerden kalkmış, taburesini koltuğunun altına alıp gitmiş."
Atilla İlhan'ın dediği gibi, "İnsan sevdiğini bırakmaz, sevmek bırakır insanı" bazen!
Hem de tam beklerken ve de tam o gelecekken.
|
| Yukarı |
|
| |
|
|