|
ÖNCEKİ KAYITLARI
OKU | MESAJ
DEFTERİNE YAZ |
Gönderen:
ali özcan
Yaşadığınız Yer:
Adana
Tarih:
24 Haziran 2010, Perşembe 18:13
|
Mesaj Sahibi: GÖKMEN KARASU
Mesaj Sahibi: özcan.baktemur
| canım kurban olsun fenerbahçeye çıldır köylerine selamlar |
|
|
TÜM İSLAM ALEMİNİN MÜBAREK ŞEKER BAYRAMINI EN İÇTEN DİLEKLERİMLE KUTLAR TÜM ŞEHİTLERİMİZE ALLAHTAN RAHMET DİLER AİLELERİNE BAŞ SAĞLIĞI DİERİM GÖKMEN KARASU DAMLICA KÖYÜ |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ALİ KARAGÖZ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
22 Haziran 2010, Salı 12:39
|

KEMAL KILIÇDAROĞLU - CHP GENEL BAŞKANI
Düşünce ve ideallerinden ödün vermez bir yiğidiydi Türk basınının. Türkiye’de saygın yazar kimliğini koruyan, haksızlılara karşı direnen çok önemli bir kalemiydi. Ergenekon operasyonu sürecinde büyük acılar çekti ve onun izleri bugünkü ortamı hazırladı. Bu süreci İlhan Selçuk’a yaşatanlar sanıyorum bugün vicdan azabı içindedirler. İlhan Selçuk Türk basınının, düşünce tarihinin önemli bir şahsiyetidir
ÖNDER SAV – CHP GENEL SEKRETERİ
Bazı yazarlar düşünürler, topluma yön veren insanlar, kalemler vardır. Nadir yetişen, eğilmeden bükülmeden düşünen ve bunları yazan biriydi. Sadece cumhuriyet ailesi değil Türk toplumunun, Türkiye’de demokratik laik cumhuriyetin ilke ve devrimlerine yürekten inanan tüm insanlarsın meşalesiydi. Onun yerinin dolmayacağını düşünüyorum. Anti emperyalizm mücadelesinin önemli kilometre taşlarından biriydi
HİKMET ÇETİNKAYA – CUMHURİYET GAZETESİ YAZARI
Her şey 2009 Ergenekon soruşturmasında, 85 yaşındaki bir yazarın sabaha karşı evine baskınıyla başladı. Önce kalp krizi, ardından 5 damarın değişmesi ve bunu kendine yediremeyip yaşamını yitirdi. Olayın özü bir sabaha karşı evinin basılmasıyla başlamıştır.
İlhan Selçuk demokrasi ve özgürlük peşinde koşan bir insandı. Atatürk devrimlerinin yılmaz savunucusuydu. Güneydoğu sorunuyla ilgili görüşleri çok açıktı. Türklerin ve Kürtlerin yüzyıllardır barış içinde yaşadığı yazılar yazdı. Demokrasiden özgürlükten yana bir yurtsever yazardı.
ALİ SİRMEN – CUMHURİYET GAZETESİ YAZARI
İlhan Selçuk Türkiye’de aydınlanmanın öncülerinden, mücadele eden insanların önde gelen insanlarından biriydi. Bunun için bütün bir ömür verdi. Hapishanelerde büyük mücadeleler yaşadı. Son olarak kendisini Ergenekon’dan gözaltına almaya çalıştılar. Bu iddialara karşı da direndi
Bizim tanışıklığımız 40 yıldan öncesine uzanır. Ben İlhan Selçuk’u tanırdım. İlhan Selçuk bizim idol yazarlarımızdan biriydi.
İlhan Selçuk 12 Mart’ta işkence görmesine rağmen bunları anlatmaktan hiç hoşlanmazdı.
İBRAHİM YILDIZ - CUMHURİYET GAZETESİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ
İlhan Selçuk çok çok önemli bir gazeteci olmasının yanısıra çok da önemli bir yazar kimliği vardır. Hem gazetecilik hem de siyaset anlamında bu işlerin içinde olmuştur. Çok uzun işkenceler görmüş ancak demokrasiye olan inancını hiç kaybetmemiştir. Çok üzgünüz. O herkes için bir yol göstericiydi.
ÇGD: ÖRNEK BİR GAZETECİYDİÇağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Başkanı Ahmet Abakay: İlhan Selçuk Türk basının yüz akı olarak, örnek bir gazeteci olarak ve düşün adamı olarak iz bıraktı. Türkiye’deki gazetecilerin idolü olan İlhan Selçuk’u unutmayacağız.
TGC: TÜRK BASINI, TÜRKÇE USTASINI KAYBETTİ
Selçuk'u son olarak Mayıs ayı başında Cumhuriyet'in kuruluş yıl dönümünde kutlamaları dolayısıyla hastanede ziyaret ettiğini kaydeden Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Orhan Erinç: Onu, pek umutlu görmedim. Açıkçası ağlamamak için kendimi zor tuttum. Kendisiyle ilgili yaşanan süreci Silivri davaları öncesi ve sonrası diye ayırmak gerek. Selçuk, kendisine yapılan uygulamayı içine sindiremedi ve bu nedenle hayata küstüğü bir süreç yaşadı. Ama daha sonra moralinin yerine geldiği, yeniden yaşama sarıldı. Bu süreçte geçirdiği dolaşım sistemindeki rahatsızlık felç ile birleşince yaşamı çok zorlaştı. 1963 yılında Yeni Sabah gazetesinden Cumhuriyet gazetesine geçişinden bu yana Selçuk'u tanırım. Türk basını yerinin doldurulması zor bir gazeteciyi ve Türkçe ustasını kaybetti.
DOĞAN HIZLAN, ONU BÖYLE ANLATMIŞTI
Aydınlığı hiç kararmadı
27 Aralık 1982 gecesi.Şan Sineması’nda düzenlenen Rıfat Ilgaz 70 Yaşında etkinliğini ben sunuyorum. Yalnız salon değil, merdivenler, yollar dolu
İlhan Selçuk, sahneye çıkıyor. Salon karanlık, spotlar onu aydınlatıyor sadece.
Ziverbey Köşkü’nde ağırlandığı günleri hatırlatıyor sahne ışıkları kendisine.
Salona dönüyor, "Salon karanlık, ben aydınlıkta, siz karanlıkta, sorgulama günlerini anımsadım" diyor, "Orada da beni sorgulayanlar karanlıkta idi, ben aydınlıkta."
"Sizin karanlıkta kalmanızdan rahatsız oluyorum."
İlhan Selçuk’un kaderi. O hep aydınlıkta kaldı, o zaman onu sorgulayanlar da tarihin karanlığında.
Gözaltına alındı denildiğinde, gözümde o gece canlandı.
Değişmez kareler.
* * *
HÜRRİYET’in manşetini doğrusu çok beğendim:
"12 Mart’tan 21 Mart’a."
İlhan Selçuk’un biyografisini yazanlar, bunu başlık olarak kullanabilirler.
Türkiye’de aydına, yazara Ortaçağ’dan kalma bir mercekten bakma alışkanlığından, saplantısından kurtulamadık.
Bazı insanların ilkeleri değişmez, en çok rahatsız eden kişiler onlardır. Çünkü düşüncenin, inancın, dürüstlüğün ekseni olarak durduklarından, her yanlış iş yapan ona toslar.
İlhan Selçuk’un kabahati, onların yanlış yola gitmelerinin önünü kesmesidir.
Birlikte çalıştık, birlikte sohbet ettik, hep aynı çağcıl düşünceleri savunduk. Cumhuriyetin değişmez savunucusu olmak en ağır, en netameli iştir, ağır işçiliktir. Çünkü esen rüzgárlar sizi etkilemeyince, rüzgárgülü olanlar size düşman kesilirler.
Alpay Kabacalı’nın yazdığı Aydınlanma Bilgesi İlhan Selçuk kitabını okursanız, onun düşüncelerinin yönünü, sağlamlığını bir kez daha kabullenirsiniz
İkinci baskı için Önsöz’de bir yazarın kendisiyle hesaplaşmasının örneğini bulursunuz:
"12 yıl sonra, Alpay Kabacalı’nın sorularına 12 yıl önce verdiğim yanıtları okuyunca gördüm ki, dün ile bugün dünyaya ve insana bakışta fikirlerim birleşiyorlar, aralarında çelişki yok neyin ne olduğunu kavramakta yanılgıya düşmemişim tersine hızla akan zaman söylenenleri doğrulamış somutlaştırmış, pekiştirmiş..."
Alpay Kabacalı’nın kitabında yazarların, gazetecilerin onunla ilgili yazılarını da okuyun. İlhan Selçuk’a çoğulcu bakın.
Söyleşisinden yazılarına, kitaplarına göndermeler yapabilirsiniz.* * *
İYİ, sevgili, güvenilir, aydın bir dosttur İlhan Selçuk
Sevilmesinin, sayılmasının gerekçesini açıklamaya gerek var mı?
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
ardahan
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
11 Haziran 2010, Cuma 18:57
|
ardahan'ımızın güzel ilimizin aşik senliğine kurduğun bu site çok güzel hayırlı olsun tüm ardahan'a.devamını isteriz.çok yakında sacede ardahan'ı ve ilçelerini tanıtan bir siteyle karşinizda olacağiz.ardahan'dan sevgiler
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
MÜCAHİT GÜNDOĞDU
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
25 Mayıs 2010, Salı 16:13
|
Turnuvayla ilgili msj. yazmiştim niye çikmiyor?
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Mücahit GÜNDOĞDU
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
20 Mayıs 2010, Perşembe 21:47
|

Herkese merhaba.Bir futbol turnuvası daha bitti,ama hiçte iyi hatıralar birakmadanbitti.Gelelim maça,kadro isinmaya çiktığında gördüğümüz şaşirtıcıydı koskoca AŞİKŞENLİK'te gördüğümüz kadro darliğiydı,bu düşündürücü ve en önemli bir mesele!!!malesef kalecımız 2hatali gol yedi,ama yenen bu golleri çikarabilirdik fazlasiyle.Bloklar arası kopukluklargöze çarpiyordu.Artık bazı arkadaşlar gençlerın önunu açmali(birakmali).Biliyoruzki daha en az böyle 4-5 kadro daha çikarabiliriz.Hucumda çoğalamadık hele o kadar surede kaleye şütümüz sadece 1 tane vardı oda malum nereye gittiği.En önamli eksiğimiz forvetimiz yoktu geçen seneki müthiş dağitici,yirtici son vurşlari iyi yapan,top tutan,top saklayan arkadaş nerdeydi bu sorgulanması gereken en önemli soru???Hepimiz biliyoruzki o arkadaş olsaydı HAKEMLERE rağmen biz kupayi alirdık.Hakemler zaten rezalet ve utanç verici.Kasabamızın nüfüsü malum amma bunu turubunde göremedik!!!Temennimiz odurki önümüzdeki yillarda birlik ve bütünluk içinde bir AŞİKŞENLİK görmek isteriz.Saygılar ve hürmetler sunarım.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
RAMAZAN UZUNKAYA (ÇILDIR EŞMEPINAR KÖY)
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
30 Nisan 2010, Cuma 04:49
|

Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak, Osmanlı'nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova'da ve Bosna'da, Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.
Türk olmak Kıbrıs'ta, Hocalı'da, Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp karşılığında yapmadığın soykırımla suçlanmaktır.
Türk olmak faşist olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sahip çıktığında
Türk olmak demokrat ve çağdaş olmaktır, vatanına, milletine, tarihine sövdüğünde
Türk olmak lisanının Avrupa'da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktır.
Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır, ataların bir çok asır önce Viyana'yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir tabii ki sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığın için.
Türk olmak Selanik'te Pontus Anıtı'nın, Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir.
Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.
Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.
Türk olmak; Truva'dan bu yana, Sümer'den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.
Doğu Roma'yı da Batı Roma'yı da yıkıp, yeni Roma olan AB'ye girmeye çalışmaktır Türk olmak.
Türk olmak, Mostar'da köprüdür, Kerkük'te kaledir, İstanbul'da Kızkulesi'dir, Anadolu'da buğdaydır, Çukurova'da pamuktur, Ege'de tütün, Karadeniz'de fındık, Trakya'da ayçiçeğidir.
Türk olmak Çanakkale'de ölmektir. Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır. Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlısından helallik almaktır.
Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.
Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile, paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.
Türk olmak askere davul-zurna ile uğurlanmaktır, belki de dönmeyeceğini bilerek.
Türk olmak, annenin şehit oğlunun ardından 'Bir oğlum daha olsun, onu da vatan için göndereceğim.' demesidir. Babanın gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken 'Vatan sağ olsun!' demesidir.
Türk olmak 'Türk çayında radyasyon olmaz!' yalanları ile, 'Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz!' dolanları ile yaşamaktır. Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.
Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkına, diş kirasına saygıdır.
Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.
Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a aşık olmaktır.
Türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir kez tutamadan, toprağa girmektir. En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkiyaya türkü yakmaktır, Türk olmak.
Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak.
Türk olmak Yunus'u bilmektir, Aşık Veysel'i sevmektir. Mevlana'yı, Hacı Bektaş-ı Veli'yi ve Hoca Yesevî -tek bir satırını okumasa da yüreğinde taşımaktır.
Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiğinde, kös dövül düğünde ve kaval çaldığında, yüreğinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü'nde... Hayatın sana verdiklerine 'Nasip', vermediklerine 'Kısmet' demektir. Her işin 'Hayırlısına' inanmaktır ve ağlamamak için çok gülmekten çekinmektir.
Türk olmak, Asya'da batılı, Avrupa'da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradandan ötürü sevmektir. Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir.
Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.
Türk olmak, buhran zamanında Arjantin'de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sıraya girerek, sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.
Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir. Zor iştir Türk olmak.
Türk olmak Anadolu'da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir.
Türk olmak, medeniyetler mezarlığı Anadolu'da dik durabilmektir.
Ve büyük önder Atatürk'ün kurduğu cumhuriyeti ilelebet payidar kılıp; Ne mutlu Türk'üm diyebilmektir.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
YAVUZ GÜNEŞ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
21 Nisan 2010, Çarşamba 12:13
|
ÇOK KİYMETLİ ÖĞRETMEN ARKADAŞIM SERDAR BEY SONSUZ SEVGİLERİMLE SENİ ÖPÜYORUM YENİ GÖREVİNDE BAŞARILAR DİLİYORUM İSTANBULDA GÖRÜŞMEK ÜZERE HOŞÇA KAL.İYİ GÜNLER DİLEĞİYLE
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Torun Düzülütaş
Yaşadığınız Yer:
Kocaeli
Tarih:
08 Nisan 2010, Perşembe 23:06
|
SİTENİZ GÜZEL OLMUŞ KÖYÜMÜZ İLE İLGİ BİLGİLERİ ALIYORUZ AKRABA EŞ DOST BİLGİLENİYOR YAPAN ARKADAŞ LARDAN
ALLAH RAZI OLSUN KOLAY GELSİN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
muhtar gökçe
Yaşadığınız Yer:
Kars
Tarih:
31 Mart 2010, Çarşamba 16:54
|
allah gani gani rahmet eylesin makamı nur olsun öyle bir üstadın yerini kimse dolduramaz buradan bütün hemşerilerime gönülden kucak dolusu selamlarımı iletirken bütün halk ozanlarımıza başarılar onlar biz halkın konuşan derdi dilidir saygılarımla
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
haydar şahin
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
30 Mart 2010, Salı 16:44
|
balabey karagozun hayat ve yasamından alıntlar acaba yasamında nelerı gordu ve gormedı
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
cemal koca
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
16 Mart 2010, Salı 03:21
|
ALLAH'a inanmayan insanlar,onun koyduğu kuralları eleştiremezler.insanlar onlara birşey desinler diye,yalandan toplum içerisinde dua etmezler.unutmayalım ki yer yüzündeki her canlı ALLAHUTALA'nın yarattığı varlıklardır.birşeyler yazdığımız zaman kendi beynimizdekini değil,KURAN-I KERİM'in gerçek meallerini halkımıza düzgün bi şekilde yansıtırsak,cennetin ve cehennemin ne olduğunuda biliriz.ALLAHUTALA'nın kitapındaki ayetleri saptırmaya çalışanların bilgilerine.kimse bizlere birbirimizi anlatmasaınlar.hepimiz birbirimizi çok iyi tanıyoruz..SAYGILARIMLA....
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
emre koca
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
16 Mart 2010, Salı 03:16
|
saygı değer büyüklerim ben bu seneki kaz gecesinde bulnamadım.bana kaz gecesine ait videoları izleyebiliceğim bi adres gönderirmisiniz?şimdiden teşekkür ederim..
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
öntürk agırkaya
Yaşadığınız Yer:
Bursa
Tarih:
02 Mart 2010, Salı 14:30
|
sayın site yöneticisi bir hafta oldu mezaj yazdım yayınlanmadı bakamadınız herhalde yeniden yazayım.... siteniz çok güzel olmuş emeyi geçenlere teşekkürler anamın köyü gorevele sevgiler saygılar çocuklugumuzda sıkça giderdim ve köyü severim işim gereyi bursadayım ben rahmetli ziya ve şevket gündüzhevin yeyeni refiye nin ogluyum hepinize selamlar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
öntürk agırkaya
Yaşadığınız Yer:
Bursa
Tarih:
26 Şubat 2010, Cuma 15:39
|
anamın köyü gorevel hepinize ssevgi ve saygılarelinize saglık site güzel olmuş özledikçe girip bakıyorum izin oldukça gidiyorum köye ben ziya ve şevket gündüzhevin yeyeni rahmetli refiye nin ogluyum işim gereyi bursada oturuyorum herkesi beklerim selamlar
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
safa
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
11 Şubat 2010, Perşembe 22:58
|
[Herkesin sevgililer gününü kutlar aşıkların ömür boyu mutlu olmalarını dileriz…
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
YAVUZ GÜNEŞ/ Aşık Şenlik İlköğretim Okulu Memuru
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
11 Şubat 2010, Perşembe 17:47
|
Değerli Aşık Şenlik Kasabasının gurbette olan tüm tanıdık akraba ve dostlara sonsuz sevgilerimi,selamlarımı iletirim.Siteyi kuranlara sonsuz teşekkürler duygu ve düşüncelerini ifade etmek için,insanlarla iletişim bağlarını güçlendirmek açısından en seri biçimde mesajını iletebiliyorsun.Bu çok güzel bir duygudur ama ne varki geçim şartları insanları bir yerlere çekmiş.Bunada kader diyoruz.Sevgilerimle
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Arpaçaylı İhsan
Yaşadığınız Yer:
Kars
Tarih:
09 Şubat 2010, Salı 21:03
|
Bir çırağ yanırdı Çıldır elinden
Karanlığ eyledin cahanı, Şenlik
İskender bac aldı derin deryadan
Başacan varmadı bu fani ,Şenlik
O gurbet ellerde endi ezabın
Dinin islam idi, Kur'an kitabın,
Dediler zehirdi ecel şarabın
Ateşe Yandırdın Vatanı, Şenlik
Gelemmedim ocağına, binene,
Yetemmedim dövranına, senene,
Zalım ecel çöken zaman sinen
Nece gıydı cana O cani, Şenlik
Rehmet olsun ustadına, pirine,
Cşsmini büksünler Tanrı Nüruna,
Sayyad imi saldım tilsin toruna
Elinden ağladı İzani, Şenlik
Şair Nebi Name yazdı serinden,
Tebim yağdu söz demeye derinden,
Gadir mevlam Bağışlasın gehrinden
Sene gısmet etsin cinanı, Şenlik
Şair Nebi Borçalıdan Şenlik BABANIN Ölümü NEDELİLE YAZMIŞ
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
tayfun gündoğdu
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
09 Şubat 2010, Salı 13:05
|
bu sitede dernek yönetimini karalayan isimlerinin yanına pompacı emekli diye yazan ukala ! ben yıllar önce yaptığım iş için yazılan yazıdan rahatsız olmadım ama senin yazma şeklini ne maksatla yazdığını anlıyorum ayrıca ben 12 yıl çalıştım ve şeftim senin akrabaların ve köylülerin hep gelir benden iş isterdi bende elimden geldiği kadar işe alır ve kollardım bunu herkes iyi biliyor . ayrıca şu anda ben o işi kendim bıraktım ve kendi işimi yapıyorum (emlak inşaat dekarasyon) ayrıca seninle bir hesabım ın olduğunu bunuda zamanı gelince kapatacağımıda bilmeni isterim.  site yapımıyla ilgilidir
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
aşıkşenlikli
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
09 Şubat 2010, Salı 12:49
|

önce adını yaz istersen hangi köylü olduğunu açıkla sonra şerefsizliğin yeri sanal alem değil derneğe gel üye ol faliyet göster yıllarca dernekte particiliği solculuğu kimler yaptı herkes biliyor avni bavaşta gelsin derdini dernek başkanına açıklasın her önüne gelene söz hakkı verilse yanlış olurdu galiba dernek başkanının yakınları zaten konuşma yaptı bide ona mı söz verilseydi çıkıp siyaset yapsaydı....
Mesaj Sahibi: aşıkşenlikli
| Sayın Alpaslan PEHLİVAN siz boşuna yoruluyorsunuz eleştirye tahammülü olmayan insanlardan siz farklı şeyler bekliyorsunuz sayın Avni bavaş aynı yazıyı dernek sitesinede göndermiş fakat yayınlamıyorlar bizlerde köyden bazı eleştiri yazıları yazıyoruz fakat arkadaşlar AKP zihniyeti taşıdıkları için fazla eleştiriye gelmezler o dernek kurulurken kültür derneği adı altında kuruldu fakat bu gün köy derneği gibi yönetiliyor çünkü bunlarda ümmetçi bir zihniyet var ne yazıki dernekçilik bunlarda senede bir kaz gecesi düzenlemeyi sosyal faaliyet zannediyorlar toplumda gerici oldumu yapacak bir şey yok |
|
|
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
yakup karagöz
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
08 Şubat 2010, Pazartesi 01:01
|
selamun aleyküm aziz kardeşlerim nerede kaldınız yahu
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
YAVUZ GÜNEŞ
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
01 Şubat 2010, Pazartesi 16:17
|
Çok kıymetli köyümüzün halkını sevgilerimle anıyorum,sitemizin kurulmasından memnunluk duyuyorum,herkes görüşünü bildiklerini hangi konuda olursa olsun dile getiriliyor gurbette olanlar yılda bir sefer anıyorlar o kadar onun haricinde her konuda,alanda duyarsız kalınıyor birlik berabnerlik mesajı yok,herkes çıkar doğrultusunda hareket ediyor,buda bireylere kar köyümüze zarar veriyor,vatan millet sevgisi bu demek değildir.Yörede en büyük köy bizim kasabamızdır ama hiç bir konuda güç birliği yok bu nedenlede cezasını hep birlikte paylaşıyoruz.
SAĞLICAKLA KALIN
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
aşıkşenlikli
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
28 Ocak 2010, Perşembe 03:59
|
Sayın Alpaslan PEHLİVAN siz boşuna yoruluyorsunuz eleştirye tahammülü olmayan insanlardan siz farklı şeyler bekliyorsunuz sayın Avni bavaş aynı yazıyı dernek sitesinede göndermiş fakat yayınlamıyorlar bizlerde köyden bazı eleştiri yazıları yazıyoruz fakat arkadaşlar AKP zihniyeti taşıdıkları için fazla eleştiriye gelmezler o dernek kurulurken kültür derneği adı altında kuruldu fakat bu gün köy derneği gibi yönetiliyor çünkü bunlarda ümmetçi bir zihniyet var ne yazıki dernekçilik bunlarda senede bir kaz gecesi düzenlemeyi sosyal faaliyet zannediyorlar toplumda gerici oldumu yapacak bir şey yok
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
Zeki Erdoğan
Yaşadığınız Yer:
Ardahan
Tarih:
21 Ocak 2010, Perşembe 03:05
|

Mesaj Sahibi: BÜLENT AĞDAŞ
TÜRKAY YILDIZ'A CEVAPTIR...
Türkay bey önce ilk ayıbın derneği kuran seninle birlikte olan tüm arkadaşların adını yazmayarak yaptın. siz kurucular olarak 6 ay sonraki ilk kongrede üçe bölünerek YUSUF KAYA - TÜRKAY YILDIZ VE HALİT KARAHAN olmak üzere seçime girdiniz.
BİR GRUP dediğin ben ve arkadaşlarımın o zamanki gücü önünde duramayacağınızı anlayarak sen TURKAY YILDIZ VE YUSUF KAYA seçimden kaçmışsınızdır. HALİT KARAHAN seçime devam etmiş ve kaybetmiştir.
İkinci büyük ayıbın ise AŞIK ŞENLİK KÜLTÜR DERNEĞİ'nin maktuz kaderini sen değil ben ve arkadaşlarım tıkanıklığı çözmek adına seni başkan olarak ve yönetim kurulunu da ben ve arkadaşlarım atamıştır. yani seçilmiş değilsin.
Alışkanlık olacak ki senesini tamamlamadan yine kaçtın.
Üçüncü büyük ayıbın ise ALPASLAN PEHLİVAN'A cevap yada sitemini isim kullanmıyarak ve ortaya laf atarak vermeye çalışmandır. mevcut yönetimin bir çoğu görevini iyi yapmaya çalışıyordur. eminim ki ALPASLAN PEHLİVAN'ın cevabını da onlar verebilir...
BÜLENT AĞDAŞ
|
|
|
Derneğe talip olanlar veya seçilenlerin bir ayıbıda daha önce özveride bulunanları hiç bir platforumda anılmamasıdır.hiç bir çıkarı olmayan bu Derneğin kurulmasında ilk günden kurulup hayatta geçene kadar EMEK verenleri saygıyla anıyorum.bunlar Ziya Çiftçi.Rahmetl Sayım.Kenan Ünsal.Neçmettin Ağdaş.Nusret ( Nuku).Akif Karahan.Orhan Durak ve unutuklarım hepsini hürmetle yadediyorum.
Zeki Erdoğan
21.01.2010
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
türkay polat
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
11 Ocak 2010, Pazartesi 18:27
|
bütün hemşerilerimin yeni yılını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim saymalı köylülerine selamlarımı sunuyorum.
|
| Yukarı |
|
| |
Gönderen:
türkay polat
Yaşadığınız Yer:
İstanbul
Tarih:
11 Ocak 2010, Pazartesi 18:23
|
bütüthemşerilerimin yeni yılını kutlar hayırlara vesile olmasını dilerim
|
| Yukarı |
|
| |
|
|